4 Haziran 2018 Pazartesi

 "RENKLİ RÜYALAR OTELİ'NE" YOLCULUK

Bu benim ilk yazım olucak, o yüzden herkese tekrardan merhaba, ilk yayımlayacağım yazıyı “ben kimim” olarak paylaşmak istemedim! İlerleyen günlerde nasıl olsa yazacağımı ya da öğrenilebileceğini düşünüyorum, zaten burda ki amaç benim kim olduğum değil de hangi içeriklerle alakalı paylaşım yaptığım, eğer siz puan bu yazıyı okuyorsanız büyük ihtimal konun başlığı için gelmişsinizdir! Lafı fazla uzatmadan size keyifli okumalar diliyorum.

İlk baş filmin yönetmenine değinmek istedim çünkü film kadar yönetmeni de önemli.Kısaca şuraya hayatının özetini bırakmak istiyorum.

WES ANDERSON ( 1 Mayıs - 1969) ABD'li yönetmen, yazar ve kısa film, sinema ve reklam yapımcısıdır.2001 yılında En İyi Özgün Senaryo dalında Akademi Ödülleri adayı oldu.Wes Anderson, yönettiği filmlerin yapımcılığını, senaryo yazarlığını, görüntü yönetmenliğini üstlendiği ve müzik seçimlerine kadar kendisi ilgilendiği için kimilerince auteur kabul edilir.Anderson filmlerinde sık sık aynı oyunculara ve set çalışanlarına rastlanır. Wilson Kardeşler (Owen Wilson, Luke Wilson, Andrew Wilson), Bill Murray, Seymour Cassel, Anjelica Huston, Jason Schwartzman, Kumar Pallana ve oğlu Dipak Pallana, Anderson'un yakın arkadaşları olan Stephen Dignan ve Brian Tenenbaum ve yönetmenin kardeşi Eric Chase Anderson örnek olarak verilebilir

Büyük Budapeşte Oteli (2013)
Film başrollerde ki Genç Sıfır Mustafa'nın bakış açısı üzerinden anlatır. (Filmde hem yaşlılığı hem genç haline yer verilmiştir.) Mustafa'yı yaşlı haliyle görürüz fakat otele gelen Yazar'a otelin ve kendisinin hayat hikayesini anlatmaya başlar.Flash back'ler sayesinde Mustafa'nın genç helini ve onun bakış açısı üzerinden görürüz.Biz Mustafa'nın gözü olmayız fakat seyirci bunu takip eder.
Filmde ki olayların kronolojik sırası çoğunluğunu flash back oluşturur.Onun dışında Mustafa'nın yaşlı hali otele gelen Yazar ile konuşmasını filmin başlarında, ara ara filmin ortalarında ve sonunda görürüz.Başta Yazar otele gelir. Mustafa ile tanışır yemek yerler, Mustafa başından geçen olayları,oteli,Mösyö Gustave H. ile bağlantısını ve yaşadıkları macera dolu anları anlatırken flash backler sayesinde o anlara tanık oluruz.Dış sesi devamlı duyarız filmin içinde,Mustafa ara ara duraksadığı ve duygusallaştığı zamanlar da flash back biter ve Mustafa'nın Yazar ile yemek anına döneriz.Tekrar anlatmaya başlar ve flash back'e geri döneriz.Filmin en sonunda flash back ile hikaye bir sonuca bağlanır.Tekrar flash back biter ve Mustafa ile Yazar'ın konuşması sona ererek film sonlanır.




(Filmden bazı kareler.)


Karakterlerin motıvasyonları; Mustafa'nın flash backler içinde ki motıvasyonu, kendisi savaştan kaçmıştır bir nevi mültecidir, ailesi ölmüştür.Çalışmak ve hayatını geçindirmek zorundadır.Büyük Budapeşte Oteli'nin zengin ve olağanüstü bir iş olduğunu ve burada işi kapıp, Mösyö Gustave H.'nın ikinci kolu olması.Sonra sevgilisi ve karısı olan Agatha ile tanışmasıdır.Mösyö Gustave H. ile Büyük Budapeşte Oteli'ni ayakta tutmak ve onu hapishaneden kurtarma olayları şeklinde olaylar işler.Ayrıca flash back dışında Mustafa'nın yaşlı hali bu eski otelde durmasının sebebi eşi Agatha için olduğunu filmin içinde de söyler. 2. ana karakter Mösyö Gustave H. ise otelde iyi bir konumdadır.Eski sevgilisi olan yaşlı bir kadın sayesinde ona önemli bir tablo kalır.Onu ayakta tutan ve motivasyon veren otel,konumu,tablo ve geriye kalan miras, ayrıca Mustafa'nın ona karşı olan sadakatıdır.Sonra hapishaneye düşer ve ordan kaçabileceğine inanarak planlar yaparlar ve oradan kaçmayı başarırlar filmin sonlarına doğru da kadının son mektubundan da anlaşılacağı üzerine varisini oğluna değil de Mösyö Gustave H.' a bırakmıştır. Agatha'nın motivasyonu ise otel, Mustafa'ya olan inancı ve sevgisidir.




Filmin sonunda çatışmalar çözülür.Mustafa otelde kalır.Konumu yükselir.Mösyö Gustave H. ise ölmeden önce hayatının tadını çıkarabilir, çünkü eski sevgilisi bir çok şeyi ona bırakmıştır.Ve bu şekilde hapishaneye geri girmekten kurtulur.Filmin içinde ki kadının oğlu ise suçlu çıkar.Agatha ile Mustafa evlenir.Ne kadar sonradan Agatha hastalığa yakalanıp ölsede seyirci bunu görmez sadece Mustafa'nın sesinden öğreniriz.
Filmin içinde Mustafa'nın mülteci olması fakat bir takıp belgelere sahip olmasına rağmen her tren durdurulduğunda askerler onu götürmek ister.Mösyö Gustave H. sayesinde her dafasında kurtulur.Ayrıca Mustafa'nın mülteci olduğunu ve savaştan kaçtığını Mösyö Gustave H.' a söylerken öğreniriz.Onun harici Agatha ile olan aşkı.Ayrıca filmin havası yani flash back içinde olanlar daha çok masalımsı bir anlatıma sahip olduğu için biz daha çok o anlatım ve tema üzerinden izleriz.
Filmin bir bölümünü siyah beyaz görürüz.Mustafa ve Mösyö Gustave H., Agatha trenin içindedir fakat.Biz onları trenin camından çerçeve içinde çerçeve olarak görürüz.





Ve kamera sonra camın içine yaklaşır ve çerçeve içinden yine görmeye devam ederiz, hafif ve yavaş bir melodi vardır.Agatha bir şiir okur,ağaçları görürüz.Orada ki anlatım ve görsel daha çok şiirsel gibidir.2 örnek olarak gözlem tepesini görürüz,karlar,dağlar ve gözlem evini görürüz çok genel plandan.Sonra kamera yaklaşır-zoom on ve Mustafa ile Mösyö Gustave H. görmeye başlarız.Yine genel plandan görürüz fakat ikisinin görüntüsü daha belirgindir ve konuşmalarını duyarız rüzgar eşliğinde.Kamera'nın o kadar çok genel plandan zoom yapması yine masalımsı bir anlatım yaratır.Sonra cut ile ikisini bel plandan görürüz.Hafif kar yağmaktadır.



(Genel planlara örnek)



Film Mustafa'nın bakış açısı üzerinden anlatılmıştır çünkü ana karakter odur ve onun başından geçen olaylar, yaşlılık halinin ağızından kendi eski çocukluğunu anlatmasından dolayı onun bakış açısı üzerinden görürüz.Filmin kronolojik sırası flash backler oluştur bunun sebebi başta yaşlı Mustafa'nın Yazar'a geçmişini ve çocukluğunu,oteli anlatmasından dolayıdır.Eğer bize sözle ifade etse bu kadar etkili olmaz ve seyirci için sıkıcı olurdu.Film içinde karakter savaşıyorsa ve ya hayat mücadelesi veriyorsa mutlaka bir amaç uğrunadır ve ya tutundukları bir dal vardır, yoksa bu anlamsız olur, film içinde,karakterlerin motivasyonlarının bir şeye bağlı olması ve savaşırken onunla ayakta durmaları gerekir hikayeyi ayakta tutmak için.Filmin bir sonuca bağlanması için çatışmalar çözülmüştür, bu iyi ya da kötü olabilir fakat sonunda biz anlarız, Mustafa'ya Mösyö Gustave H., Agatha'ya ne oldu,tablo kimin eline geçicek, yaşlı kadının oğluna ne olacak,kim suçlu ? Olay ve çatışma üst seviyedeyken olaylar yavaşça çözülür ve bir sonuca bağlanır.Filmin bir bölümünü siyah beyaz görürüz ve anlatımlar şiirseldir,ayrıca filmin hem anlatımı hem görsel yönden masalımsıdır.Bunu kule sahnesinde de görürüz kameranın çok genel plandan sonra genel plana geçmesi ve ikisini görmemiz bu anlatımlar izleyiciyi bu yönde etkilemiştir.


Ben filmi direk özetlerle anlatmaktansa daha çok teknik açıdan sizlerle paylaşmak istedim, eğer filmi izleyip buraya geldiyseniz anlamanız daha mümkün olucaktır.Eğer izlemediyseniz, filmi izleyip, buraya tekrar gelmenizi ve okumanızı rica ediyorum, çünkü daha keyifli olacağına inanıyorum. :) Film kesinlikle görsel açıdan sizi doyuran ve göz zevkinize hitap eden bir görselliği var.Dediğim gibi masalımsı bir görsellik içinde film mi yoksa animasyon bir çizgifilm mi bazen durup düşündürüyor bunu kamera açılarıyla da destekliyor.Özellikle renklerin, pastel ya da baskın renkli tonların kullanımı da bunu destekleyen nitelikteydi.

Yazı Ezgi Sera Atakul'a aittir.

GÖRSELLERİN TAMAMI TUMBLR.COM'DA KI BLOGLARDAN ALINMIŞTIR.


Eğer filmi izleyenleriniz varsa aşağıya yorum bırakırsanızve görüşlerinizi belli ederseniz sevinirim. Bu arada şunu da açıklamak istiyorum eğer olabilirse blogumu iki dil ile beraber götürmek istiyorum.Paylaştığım yazıları İngilizce ile de paylaşmayı planlıyorum.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim geri dönmeyi unutmayın!

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder